| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | fool around f. | oyalanmak | ||
|
Don't fool around on your way home. Eve giderken oyalanma. More Sentences |
||||
| Genel | fool around f. | aylak aylak dolaşmak | ||
| Genel | fool around f. | dalgasına bakmak | ||
| Genel | fool around f. | zaman harcamak | ||
| Genel | fool around f. | tembellik etmek | ||
| Genel | fool around f. | at koşturmak | ||
| Genel | fool around f. | siftinmek | ||
| Genel | fool around f. | abesle iştigal etmek | ||
| Genel | fool around f. | abesle uğraşmak | ||
| Genel | fool around f. | maskaralık etmek | ||
| Genel | fool around f. | çevresine şakalar yapmak | ||
| Genel | fool around f. | şakalaşmak | ||
| Genel | fool around f. | vaktini boşa geçirmek | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | fool around f. | takılmak | ||
| Konuşma Dili | fool around f. | kaçamak yapmak | ||
| Konuşma Dili | fool around f. | cinsel ilişkiye dayalı bir ilişkisi olmak | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | fool around f. | aylaklık etmek | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | fool around with f. | ile oynamak | ||
| Genel | fool around with f. | bir hobi olarak (bir şey) ile ilgilenmek | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | fool around with (someone) f. | (biriyle) kaçamak yapmak | ||
| Öbek Fiiller | fool around with (something) f. | (bir şeyle) oynamak | ||
| Öbek Fiiller | fool around with (someone or something) f. | (biriyle/bir şeyle) vaktini boşa geçirmek | ||
| Öbek Fiiller | fool around with (someone or something) f. | (biriyle/bir şeyle) zaman harcamak/öldürmek | ||
| Öbek Fiiller | fool around with (something) f. | (bir şeyi) kurcalamak | ||
| Öbek Fiiller | fool around with (someone) f. | (biriyle) takılmak | ||
| Öbek Fiiller | fool around with (someone or something) f. | (biriyle/bir şeyle) oyalanmak | ||
| Öbek Fiiller | fool around with (someone) f. | (biriyle) cinsel ilişkiye dayalı bir ilişkisi olmak | ||